Sıra Bana Geldi
admin | 03 Temmuz 2008Evet sevgili okurlarım. Haftaya benim doğum günüm
(13 Temmuz) Şimdi siz olsanız burda sayfalarca insanlara ne alacağı hakkında fikir veren yazı yazmış birine ne alırsınız?
Herhalde annem babam burdan bu yazacaklarımı okuyamaz. Onun için ne isterdim şöyle bir liste çıkartalım
Yoksa balkondan aşağı atarlar beni.

Evet başlangıç olarak son model bir BMW 525

Mütevazi bir yatta isterim tabii ki

Mütevazi yatımla gidip tatil yapmak için Bozcaadada ufak bir taş ev

Türk Lirasından altı sıfır atılmış olsada Bol sıfırlı bir çek
Daha ne isteyebilir insan değil mi?
Evet şaka bir yana bunlardan hepsinden daha önemlisi insanın ailesiyle, arkadaşları, dostları ve sevdikleriyle birlikte sağlıklı ve mutlu olarak yaşaması.
Zaten para ve başarı ardından geliyor
Eeee şimdi bana ne hediye alıyorsunuz?




İlk Hediyemiz teleskopik çatal dün Derya Baykal’ın programında denk geldi. Çok hoşuma gitti sizlerle paylaşmak istedim. İnternette biraz araştırdıktan sonra özelliklerini buldum. Çatal normal kapalı halde 14,5 cm normal bir çatal fakat açtığınızda tam tamına 43 cm boyuna geliyor. Yemek karşınızda sağınızda solunuzdaki tabaklardan yemek aşırmak için bire bir
Eh yılbaşı geliyor. Yılbaşı için hediye arayışlarına başlamış olabilirsiniz. Aslında yabancı adeti olsada bizim ülkemizdede artık çam ağacı yıl başının sembolü haline geldi. Eviniz için alabilirsiniz hele evde çocuklarınız varsa çok mutlu olacaklardır. (resime tıklayarak büyük halini görebilirsiniz.
Yılbaşı hediyesi konusuna değinmişken devam edelim. İş hayatında yönetici vb. görevlerde bulunan erkekler için şık bir dolma kalem hediye edebilirsiniz. Klasik olsada güzel bir hediye kullanırken sizi hatırlayacaktır.
Buda daha değişik bir anahtar kutusu.

şu şiirlerden yazıp koyun. Mantar bir kapakla şişeyi kapatın ve güzel bir paket yapın. Bulabilirseniz, şişenin ve resmin etrafına yosun parçaları da yapıştırabilirsiniz, çok hoş durur. Göreceksiniz, sevgiliniz bu hediyeye bayılacak. (Bu arada kağıdın ucuna ince bir ip bağlayıp şişeden sarkıtırsanız, çıkarma aşamasında sorun yaşamazsınız.)
İnsanın duygularına hitap eden ilk beş şey nedir diye sorsak, tabii ki beş duyumuz deriz. Alın size parlak bir hediye fikri daha. Bu kez işimiz kutumuza sevgilimizin beş duyusuna hitap edecek olan beş güzel şey koymak. Nasıl mı? Şöyle ki; koku için minik bir parfüm, tad için kalpli bir çikolata, göz için şık bir çerçeveye koyduğunuz bir fotoğrafınız, kulak için güzel bir aşk şarkısı ve dokunma için bitkisel bir masaj yağı seçin (tutkulu aşıklara ylang ylang yağı önerilir genellikle). Hediyelerinize minik etiketler bantlayıp üzerlerine bildiğiniz bazı aşk dizelerini veya “aşkımızı daha fazla koklayabilmen için, aşkımızı daha güzel hissedebilmen için, aşkımızı daha iyi duyabilmen için..” cümlelerini yazarsanız çok daha etkileyici ve anlamlı olacaktır.
Unutmayın ki aşkın diğer bir yolu da mideden geçer. O yüzden hem mideye hem de kalbe hitap eden bir önerimiz var. Çin kurabiyelerini bilirsiniz, içinden geleceğinizle ilgili kıssadan hisse cümleleri çıkar (falım sakızı gibi). Annenizden size bunlardan birkaç tane yapmasını rica edebilirsiniz. Sizin yapacağınız tek şey, içi boş olan kurabiyelerin içine, pişmeden önce kendi aşk cümlelerinizi yerleştirmek. Bu cümleler, ünlü aşk sözleri veya şiirlerden alıntılar olabilir. Ama en güzeli, bütün cümleler çıktığında bir bütün oluşturması. Böylece hem sevgiliniz son parçaya kadar merakla bekleyecek, hem de parçaları anlamlı bir bütün haline getirmek için dizerken birlikte çok eğleneceksiniz. Yalnız kurabiyeleri şık bir kutuya yerleştirip kırmızı kurdeleyle paketlemeyi ihmal etmeyin.
Romantikler buraya. Tanıdığınız, bildiğiniz bir takıcı varsa bu öneri tam size göre. Sevgiliniz için özel bir yüzük veya kolye ucu yaptırabilirsiniz (küçük bir şey olacağı için fazla masraf çıkarmayacaktır, ayrıca mutlaka gümüşü tercih edin, altını değil). Tercihiniz yüzükse, önerimiz ikiniz için de yaptırman. Her iki yüzükte de yarım bir kalp olması son derece anlamlı olacak. Yani, “ikimiz bir bütünüz” mesajı
Bu önerimiz ise sevgilinizin hobilerine bağlı. Eğer maç tutkunuysa gidip bir futbol topu alıyorsunuz ve üzerine yaldızlı ve renkli kalemlerle (tuttuğu takımın renklerine dikkat, durduk yerde kavga çıkmasın) onu ne kadar sevdiğinizi anlatan cümleler yazıp kalpler ve çiçeklerle süslüyorsunuz. Aynı şeyi tuttuğu takımın formasıyla da yapabilirsiniz. Üstelik artık pek çok yerde renkli tişört baskısı yapılıyor. Sırtında sizin fotoğrafınız olan bir formayı giymek ve maçları bu formayla izlemek ikinizin de çok hoşuna gidecek. Yok eğer kahve içmeye bayılıyorsa, büyük ve sade bir kupa alın, alırken porselen üzerine baskının nerelerde yapıldığını sorun. Tatmin edici bir cevap aldıysanız, bu kupanın bir yüzüne birlikte çekilmiş veya sadece size ait bir fotoğrafı, diğer yüzüne de onu 





